GÖZ NURU ALIN TERİNİN ÜRÜNLERE DÖNÜŞTÜĞÜ FUAR

Tarih: 04-09-2016 21:42
3766 Okunma

Bu yıl ikincisi gerçekleştirildi, birincisinden daha titiz bir çalışma yapılmış daha profesyonelce gerçekleştirilmişti.

Birinci yılın az da olsa eksiklikleri ve aksaklıkları tam manasıyla giderilmiş, hakkiyle bir fuar veya sergi alanı ortaya çıkarılmıştı.

Kader mahkûmlarını bulundukları koğuşlarda ataletin kucağına terk etmeyip üretime yönlendiren bir zihniyetin ortaya çıkardığı görkemli bir sergiydi açılışı yapılan.

Türkiye’de sayılı illerde gerçekleştirildiği için istisnai bir özelliğe sahipti Elazığ’da da olması…

Bunun bir anlamı vardı, bir de vesile olanı…

Anlamı; ilgili Bakanlık ve ilgili kurumun Elazığ’ı ne kadar önemsediği idi, vesile olanı ise değerli hemşehrimiz, başarılı bürokratımızdı; Enis Yavuz Yıldırım…

Ankara’daki üst düzey bürokratlarımız her zaman gurur kaynağımız olmuştur.

Yıllarca onlarla övünmüş başkentteki varlıklarıyla her zaman mutlu olmuşuzdur.

Sayıları eskiye nazaran çok çok az…

Neredeyse parmak sayıları kadar ama isteseler bu az sayı ile çok işler yapabilir, Elazığ’ın kalkınmasında büyük roller üstlenebilirler.

Tıpkı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Sayın Enis Yavuz Yıldırım gibi…

Bir sergi veya orta ölçekli bir fuarın Elazığ’a ne katkısı olabilir demeyin…

Şehrimizin kadim problemlerinden biri hatta en başta geleni tanıtım problemi değil mi?

Tanıtıma en büyük katkı bu sergi ve orta ölçekli fuarla sunulmuştur.

Yaklaşık 20’nin üzerinde vilayetin hükümlü ve tutuklularının el emeği göz nurlarının Elazığ gibi kadim bir kentte görücüye çıkartılması Türkiye sathında tanıtım amaçlı neşet bulmuş, 20’nin üzerinde şehirlerin yerel basınında yer alarak Elazığ’dan bahsedilmiştir.

Bununla yetinilmemiş, göz nurları ve alın terlerini çeşitli ürünlere dönüştüren kader mahkumlarımızın yürekleri bu kadim şehirde atmıştır.

Teşrifleriyle şehrimizi onurlandıran adalet dünyasının büyüklerinin faaliyet raporlarına Elazığ ile ilgili düşecekleri önemli notlar da işin cabası olacaktır.

Birkaç saniyeliğine düşünsenize, il dışındaki diasporamız olan üst düzey bürokratlarımızın her birinin bu tür faaliyetlerle şehrimize katma değer sunduklarını…

Her şeyden önce manen insanın bir iç huzur yaşamasına vesile olur.

Şu anda faaliyeti devam eden fuar gibi…

Değerli bürokratlarımız, şehre olan sorumlulukları ve mesuliyet duygularıyla böyle bir tasarrufta bulunarak üzerlerine düşen görevleri bihakkın yerine getirmiştir.

Söz konusu bu faaliyeti gerçekleştiren kurumun tepe yöneticileri böylesine güzel bir etkinliği bir başka kentte de gerçekleştirebilirlerdi.

Ya da kurumun bağlı bulunduğu Bakanlık; “geçen yıl Elazığ’da yaptınız bu yıl da bir başka şehrimizde yapalım” diyerek ürünleri bir başka kentte de görücüye çıkartabilirlerdi.

Dedim ya istisnai bir özelliğe haiz bu etkinliğin şehrimizde sergilenmesine vesile olan etken tepe yöneticisinin Elazığlı olması ve kendi bakanlığında üstün başarıların sahibi olmasıdır.

Bu vesile ile Sayın Enis Yavuz Yıldırım’ı bir Elazığlı olarak kutluyor başarılarının devamını diliyorum.

Kendisi ne kadar başarılı olursa başarılarından elde edilecek fırsatları şehrimize katma değer olarak sunacaktır.

Bundan asla şüphemiz yoktur, zira bu konuda rüştünü fazlasıyla ispatlamıştır.

Hiç arzu etmesek de ama hayatın bir gerçeği olarak kabul ettiğimiz ceza ve tevkif evlerinin ıslahlı bir şekilde büyütülerek bir kampus halinde ilimize kazandırılması Sayın Yıldırım’ın büyük gayret ve çabalarıyla olmuştur.

Bunun haricinde Sivrice ilçesine kazandırılan açık Cezaevi de kendilerinin eserleridir.

Bir ceza ve tevkif evi bir şehre ne kazandırır diye eleştirenler elbette ki olacaktır.

Ama bu eleştirmenler de konuya bizim baktığımız zaviyeden bakarlarsa hayatın bir gerçeği olan bu soğuk duvarlardan ibaret uğursuz yapının bir kente büyük katma değerler sağlayacağını da görebilirler.

Dışarıdan gelen binlerce mahkum ailesinin ulaşımdan konaklamasına, taksicisinden dolmuşçusuna, hediyelik eşyacısından hizmet sektörüne kadar bir çok alana katma sunmaları su götürmez bir gerçektir.

Binlerce mahkumun bulunduğu bir kentte binlerce davanın görülmesi demek şehirdeki yaklaşık 360 avukatın iş potansiyelinin de artması demektir. 

Bunların haricinde binlerce mahkumun sevk ve idaresinde görev alacak olan yüzlerce personel için de bir istihdam kapısı olacaktır bu kurumlar.

Dolayısıyla başarılı bir hemşehri bürokratın küçük bir refleksi şehirde büyük bir katma değerin habercisi olabiliyor.

Allah sayılarını ve başarılarını arttırsın.

Bundan böyle bizlere düşen de bu bürokratlarımızın şehrimize getirdiği bu etkinliklere sahip çıkmaktır.

Elazığlılar olarak göz nuru ve alın terlerini ürünlere dönüştüren kader mahkumlarımızın yanında olmak, onlara destek olmak için Ahmet Aytar Meydanında bulunan fuara bir uğrayalım.

Uğrayalım da kader mahkumlarının kıt imkanlar ve sıkıntılı ortamlarda ataletten uzak neler ürettiklerini dünya gözüyle görelim.

 

DISQUS YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç