HAYDAR BABA’NIN MANEVİ TOKADI YANILMAZ’IN SURATINDA PATLADI

Tarih: 26-03-2016 17:01
2455 Okunma


Yapılan etkinliğe katılım oldukça iyiydi çünkü insanlarımız, merhumun şahsi maneviyelerine saygı adına yapılan davete icabet etmeyi saygı addetmişlerdi.
 
Program başladı, açılış veya selamlama konuşmaları yapıldı.
 
Haydar Baba Hazretlerinin ailesinden torunu, etkinliğe ev sahipliği yapanlardan da Belediye Başkanı Yanılmaz konuştu.
 
Yanılmaz’ın konuşması malum tarzından ibaretti; kendini beğenmiş, insanlara üst perdeden seslenen her şeyi bilen ve en iyi hatip edaları…
 
Her programda bu kaprisler belki uygun karşılanabilinir ama Haydar Baba gibi önemli bir hazretin anıldığı bir etkinlikte tevazu, alçak gönüllülük, hoşgörülü olma gibi hasletlerin ön plana çıkartılması gerekirken tersinin olması elbette ki hem adına programlar yapılan manevi şahsiyetin ruhunu incitir hem de incinen ruh, yapılan bu uygunsuzlukları karşılıksız bırakmaz ve bedel ödetir.
 
Halk tabiriyle çarpar yani…
 
Öyle de oldu.
 
Selamlama konuşmasını yapan Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, davete icabet eden misafirleri isim isim selamlarken, Sayın Milletvekilim, Sayın Ak Parti İl Başkanım Sayın STK temsilcileri ve değerli konuklar diye konuşmasına başlar.
 
Salonda Ak Parti İl Başkanı’nın dışında başka Siyasi Parti İl Başkanları’nın da bulunmasına rağmen onları ismen zikretmez.
 
Kendince bir yerlere mesaj verip, aynı zamanda 30 Mart seçimlerinde rakibi olan ve gelecek yerel seçimlerde de müstakbel rekabete gireceği düşünülen Ak Parti İl Başkanına da hoş görünmeye çalışır.
 
Konuşması biter ve tam kürsüden ayrılırken salonda bulunan davetlilerden biri yerinden kalkar ve dur inme der kürsüden.
 
Bu ani çıkış karşısında neye uğradığını şaşıran Mücahit Yanılmaz, ne olduğunu anlamaya çalışırken ayaktaki davetli sen bizi buraya davet ettin, biz de il başkanı olarak davetinize sünnet adına icabet ettik.
 
Misafirleri selamlarken diğer il başkanı olarak bizi görmezden gelmeniz ne kadar etik der.
 
Şaşıran Yanılmaz, kendisini sadece sizi görmedim diye savunmaya kalksa da Saadet Partisi İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğulları nasıl olur da Ak Parti İl Başkanını görebilirsin de bizi göremezsin diye çıkışını sürdürür ve göremediğinizi varsaysak bile, sizin program organizatörleriniz davetlilerden kimlerin salonda olduğunu bildirmiyorlar mı? Der.
 
Yediği zılgıtlar karşısında bocalayan Yanılmaz, kendisini savunmaya kalktıkça daha bir çıkmazın içerisine girer ve neticede bulunduğu makamın hakkını verme saygınlığını koruma adına Saadet Partisi İl Başkanı salonu terk eder.
 
Yaşanılanlar karşısında şok üzerine şok yaşayan Mücahit Yanılmaz, tekrar mikrofonu alır ve böylesine önemli şahsiyetlerin anıldığı bir gecenin havasını bozmak şık değil, mealinde cümleler sarf ederek Saadet Partisi İl Başkanını suçlayıp, havayı yumuşatmaya çalışsa da salonun havası bozulmuş ve Haydar Baba Hazretleri’nin manevi tokadı suratında patlamıştır.
 
Herkesin huzursuz olduğu bir etkinliğin bitiminde yine herkesin ortak düşüncesi “bir iş yapılırken işin içerisine gösteriş ve samimiyetsizlik girerse netice bu olur” olmuştur.
 
Yanılmaz, bu gösteriş ve reklam merakından vazgeçmediği müddetçe bu şehirde bu neticeleri yaşamaya mahkûmdur.
 
Yanılmaz, samimi olmadığı müddetçe, ahde vefa göstermeyi öğrenmediği müddetçe, bütün bu ve benzeri olumsuzlukları yaşamak zorundadır.
 
Zira Yanılmaz, sahip olduğu bütün siyasi gücü; salonda adını zikretmekten imtina ettiği Sayın İbrahim Hacıbekiroğulları’nın başında bulunduğu Saadet Partisine borçludur.
 
Bu partiye bu kadar borcu varken ve ahde vefa göstermesi gerekirken tam tersi davranışlar sergileyen Yanılmaz’ın bir an evvel bu vefasızlık treninden inmesi menfaati icabına olacaktır.
 
Bu belki bir ilk, belki bir başlangıçtır ama bu tavır ve davranışları devam ettiği müddetçe arkası gelecektir ve Yanılmaz, bazı şeyleri yaşamamak adına korkarım 5 yılın bitiminde bir gece yarısı bu memleketi terk edecektir.
 
Bütün bunları yaşamak istemiyorsa bir kez daha söylüyorum; Yanılmaz özüne dönmelidir.
 
Geldiği yerleri unutmamalıdır.
 
Bu şehirde Afrika’ya giden beyaz adam rolleriyle dolaşmamalıdır.
 
Kibri bırakmalı, tevazuu yakalamalıdır.
 
Kendisini kimsenin üstünde görmemeli, herkesi kendi gibi kendini de herkes gibi görmeyi artık öğrenmelidir.
 
Bugün biri kalkar kürsüden kendisini indirmez ama bir başka gün gelir ki biri çıkar karşısına ve hayatında unutamayacağı şeylerle dünyayı zehir edebilir kendisine.
 
Onun için anahtar cümle: “Kibirden uzak enaniyetten Allah’a sığınma”

 

DISQUS YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç