KIŞIN CÜCÜĞÜNÜ GÜZÜN SAYARIZ ARTIK

Tarih: 04-04-2016 17:08
2431 Okunma


2 yıl içerisinde ne yaptın sorusuna cevap vermek için alelacele uygulamaya koyduğu Alt Geçit Projesi Yanılmaz’ın ilk ama sakat projesi olarak karşımızda.
 
Sakat; çünkü Belediye Meclisi kararı olmadan bir hafta önce ihalesi yapılarak yüklenici firma belirlenmiş.
 
Sakat; çünkü yüklenici firma daha çalışmaya başlamadan cadde sakinleri imzalar toplamış, yürütmenin durdurulması için adliye yolunu tutmuşlar.
 
Sakat; çünkü projenin nasıl uygulanacağı, trafiği nasıl rahatlatacağı konusunda kendilerinin bile kafaları net ve rahat değil.
 
Sakat; çünkü İstasyon Caddesinin altı boş, şehrin kanalizasyon ve su şebekeleri oradan geçmekte…
 
Sakat; çünkü caddenin sağındaki ve solundaki binaların ekseriyeti büyük bir risk altında…
 
Sakat; çünkü şu an itibariyle orta refüj tümüyle yok edildi ve düzeltilmesi halinde en az 8 veya 9 şeritlik bir yolun meydana gelme imkanı varken şehrin trilyonları yer altına gömülmek isteniyor.
 
Yani neresinden bakarsanız bakın her tarafı sakat bir proje… 
 
Proje sakat olmasına sakat…
 
Bu kadar sakatlıklar varken bir de sakat kafalar bu şehirde projeyi eleştirenleri, yeniden gözden geçirin diyenleri şehre ihanet etmekle suçluyorlar.
 
Projeyi eleştirenler sanki bu memleketin insanı değilmiş, sanki memlekete yapılan yatırımları istemiyorlarmış gibi bir algı oluşturuluyor.
 
Bunlara ne diyeceğimizi biz de şaşırdık doğrusu.
 
Salt aynı siyasi görüşten diye körü körüne projeyi destekleyenler bu şehre nasıl kötülük yaptıklarını bir gün anlayacaklar ama iş işten geçecek.
 
Konuya en son Karayolları Trafik Güvenliği Derneği Başkanı Halil Saraç dahil oldu.
 
Saraç, tam bir ombudsman edasıyla yapmış olduğu yazılı açıklamada Alt Geçit’in yapılmasına karşı olanları anlayamadığını salık vermiş.
 
Bu adam sözüm ona Karayolları Trafik Güvenliği Derneğinin Başkanı ve şehrin trafiğinde söz sahibi olduğunu iddia eden biri.
 
Güler misin ağlar mısın?..
 
Zaten bu insanları anlasaydı bu açıklamayı yapma garabetine düşme eğilimi göstermezdi.
 
Başından sonuna talihsiz beyanlarla dolu açıklamada Saraç ne inciler dökmüş görmeniz gerek.
 
Sorsanız kendisine projenin nasıl olduğu hakkında bir dirhemlik bile bilgi sahibi olmadığını farkedeceksiniz.
 
O Alt Geçit’in nereden başlayıp nereden biteceği hususunda zerre miktar bilgisinin olduğunu zannetmiyorum.
 
Dostlar beni de pazarda görsün mantığıyla yapılan bir yazılı açıklama.
 
Kendisini tanımasam Belediye Başkanına yalakalık yapıyor diyeceğim ama öyle bir kişiliğinin olmadığını biliyorum.
 
Onun için dostlar beni de pazarda görsün mantığına sığındığını ifade ettim.
 
Öyle olmasaydı, Karayolları Trafik Güvenliği Derneği olarak kendisi bir platform oluşturur, ehil insanları bir araya toplayarak onlara fikir jimnastikleri yaptırır ve çıkan neticeyi kamuoyu ile paylaşırdı, biz de helal olsun der, takdir ederdik.
 
Keşke Saraç o talihsiz beyanatlarla dolu olan yazılı açıklamada bulunmadan önce, ya kendi derneğinde ya da herhangi bir televizyon kanalında konunun uzmanlarını bir araya getirip tartışsaydı da kendisini yarın mahcup olacak duruma düşürmeseydi.
 
O tür bir açıklamaya imza attığı için pişman mıdır değil midir bilmiyorum.
 
Ama onun yerinde olsam hiç değilse bugünden sonra derneğin faaliyetleri kapsamında bir program yapar bu program kapsamında da bir komisyon oluşturur, başta Şehir Plancıları olmak üzere birkaç uzmanı bir araya getirerek konuyu masaya yatırırım.
 
Çıkan neticeye göre de hem halkı bilgilendirir, hem de Belediye Başkanına yaptığı projenin olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğuracağı konusunda kendilerine danışmanlık hizmeti vermiş olurdum.
 
Ama bazı şeyler ufuk meselesi olduğu için bir şey diyemiyorum.
 
Nasıl olsa yarın akılları başlarına gelecek, nasıl olsa yarın Çayda Çıra kavşağındaki krizlerden kendilerine rant kapısı aralayarak sermaye üzerine sermaye kuranların İstasyon Caddesi esnafına da ilham kaynağı olacağı anlaşılacak işte o zaman “nasıl da bunu gözden kaçırmışız” diye dizlerine vuracaklar.
 
Onun için zaman her şeyin ilacı; trilyonlar toprağa gömülecek ve biz bekleyip bunların morarmış yüzlerini göreceğiz.
Hani veciz bir söz vardır; kışın cücüğünü güzün sayarlar diye…
 
Hele bir kış olsun bunların hepsini ellerinde abaküsleriyle kavşaklara davet edecek yapmış oldukları içi boş beyanatları kendilerine hatırlatacağız.
 
O gün gelmeden önce Şair Mehmet Şahan’ın dizelerine bir göz atalım…
 
CÜCÜĞÜ GÜZÜN SAYARLAR... 
 
Her zaman tutmazmış parmak hesabı, 
Bizlerde cücüğü güzün sayarlar! 
Kuluçka yatarken olmaz nisabı, 
Bizlerde cücüğü güzün sayarlar! 
*
Kral sensin artık, geçersin alay, 
Her duruşun faul, her lafın olay! 
Bu kadar sanmayın hesabı kolay, 
Bizlerde cücüğü güzün sayarlar! 
*
Atasözü derler bizim kuşakta, 
Dermeden bellolmaz buğday başakta! 
Sence, biz ne kadar cahil olsak da, 
Bizlerde cücüğü güzün sayarlar! 
*
Balçığı sürmekle güneş boyanmaz, 
Her yürek sızlayıp, her yürek yanmaz! 
Bilirsin hazıra dağlar dayanmaz, 
Bizlerde cücüğü güzün sayarlar! 
*
Şu dağların karı erisin de gör! 
Çınarların dalı kurusun da gör! 
Fikirlerin bir, bir çürüsün de gör, 
Bizlerde cücüğü güzün sayarlar! 
*
Koyun kuzu ahırlara girince, 
Son baharın hasadını derince, 
Sapla saman hesabını verince, 
Bizlerde cücüğü güzün sayarlar! 
*
Şahan der ki sam yelleri esince, 
Meyve vermez taze dalı kesince! 
Çiçek açmaz kar toprağa düşünce, 
Bizlerde cücüğü(*) güzün sayarlar!

 

DISQUS YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç