PARAGRAF BANA AİT DEĞİL AMA ALTINA KANIMLA İMZAMI ATARIM

Tarih: 22-03-2017 21:21
2927 Okunma
“İki kelimeyi bir araya getirip haber yapamayan veya iki kelimeyi bir araya getirip yazı yazdığını zannedip kendini köşe yazarı ilan edenlerin arasında senin gibi gerçek muhabir ve gazetecilerin olması ve cumhurbaşkanlığı makamında hem mesleğini hem Elazığ’ı temsil etmesi ne güzel...
 
Seni yürekten kutluyorum...”
 
(Gazetecilik mesleğine yıllarını vermiş bir meslektaşımızın Külliye’den paylaşım yapan genç gazeteci arkadaşımıza yaptığı yorum)
 
PEKİ, NİYE KANIMLA İMZAMI ATARIM; AÇIKLAYAYIM
 
Elazığ’ın birçok problemine rağmen tiyatroculara taş çıkarırcasına büyük bir maharetle ÜÇ MAYMUNLARI oynayan KANAL FIRAT ve KANAL E televizyonlarının genel yayın koordinatörü olan pastırma kentli arkadaşımız patroniçesinin siyasi istikbali için bir refleks geliştirerek ilimizdeki gazetecileri Cumhurbaşkanı ile buluşturmak adına bir program düzenlemiş.
Amaç belli; bakın biz Elazığ’dan bu kadar sayıda gazeteciyi getirdik mesajı vererek Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak Partililerin gözünü boyayıp her seçim döneminin nöbetçi Milletvekili adayı olan patronlarına vefa yüklemek…
 
Gazeteciler götürülüyor ama hangi kriterlere göre belirlendiği belli değil.
 
Bu mesleği Gerçekten yapanları tenzih ederek söylüyorum mesleğe yeni başlamış olsalar da bu işi yapıyorlar.
 
Bunların haricinde kerameti kendilerinden menkul olanları da geçtik, sırf kalabalık olsun diye dolgu malzemesi olarak kullanılanlar da var aralarında.
 
Bunlar geçmişte kamuoyu ile paylaşmıştık rezilliklerini, bir takvim yaprağını bile okumaktan aciz, iki kelimeyi bir araya getirmeyi asla beceremeyen ama hala birilerinin yazdığı yazıları bazı yayın kuruluşlarında kendi yazısıymış gibi yayınlatmaktan utanıp ar etmeyen kişiler.
 
Külliyenin kapısına kadar gidiyor ve gazeteci olmadığı anlaşıldığı için külliyenin bahçesine sokulmuyor.
 
Çok ilginçtir bu izzetsizliği bu arkadaşı gazeteci olarak oraya götüren pastırma kentli arkadaştan öğreniyoruz. 
 
Şimdi bu şehirde 3 tane Gazeteciler Cemiyeti var, bu cemiyete üye olan birçok gazeteci arkadaşımız var.
 
Bu cemiyetlerin üyelerinden olup da bu şehirde kanaat önderliği yapabilen kapasitede büyüklerimiz var; Sayın Şükrü Kacar, Sayın Mehmet Şükrü Baş, Sayın Hadi Önal, Sayın Prof.Dr.Asaf Varol, Sayın Mithat Yılmaz ve isimlerini sayamayacağımız kadar çok şehrin gündemine hakim gazeteci yazarlarımız var.
 
Ama ne hikmetse bu aklı beş karış havada olan ve kişiliğini karakterini patronunun siyasi istikbali için hovardaca harcamaktan gocunmayan arkadaş durumdan vazife çıkartarak böyle bir girişimde bulunuyor.
 
Kendisini müteaddit defalar ikaz etmiştim.
 
Patronu olan Yasemin Açık hanımefendiyi de bu şehre kötülük yapıyorsunuz diye uyarmıştım.
 
En son bu üç maymunları oynama konusunda Yasemin Hocanın Sevgili kardeşi Mehmet Yalçın’ı da bu şehre televizyonlarınızla ihanet ediyorsunuz diyerek yüzüne karşı ikaz etmiştim.
 
Ama gelinen noktada görüyoruz ki bunlar ikazlardan anlamıyorlar.
 
Bu şehir için bizler her türlü bedeli öderken bu beyhudeler hala işin bilincinde olmayıp şehri yakan ateşi körüklemekten vaz geçmiyorlar.
 
Bu şehrin 3 Gazeteci cemiyetini es geçerek şehir için bedel ödeme adına kalem oynatanların onurlarıyla oynayanların onurlarını şereflerini yerle bir etmeyi biliriz.
 
Şehrin gazetecileri üzerinde bir tasarrufta bulunulacaksa bu mutasarrıflar parasının gücüne güvenerek dana düne kadar okyanus ötesine ziyaretler gerçekleştirip listelere girmek için takla atanlar değildir.
 
Şehirden Cumhurbaşkanını ziyarete davet varsa Sayın Cumhurbaşkanının kadrosu bu daveti en güzel şekilde gerçekleştirmesini bilir.
 
Muhtarları davet ettiği zaman her hangi bir muhtarı arayıp da diğer muhtarları da toplayın gelin demediği gibi kamuoyunun gözü kulağı olan gazetecileri de elinden yağdanlığı düşürmeyen taklacılara havale etmez.
 
Sayın Cumhurbaşkanı 7 Haziran seçimlerinde listeye alınmadığı için Ak Partiye bir milletvekilini kaybettireni de unutmaz, listeye girmediği için bir bardak suda kıyametler kopartanları da…
 
Öyle yeni mekanlarla albeni yaratıp yayınlarıyla yalakalıkta sınır tanımayanlar zannetmesinler ki yaptıkları yenilir yutulur cinsten şeylerdir.
 
Gün gelir devran döner evli evine gider ama bu memleketin gerçek sevdalıları burada kalır.
 
Bu şehrin iki ayrı görsel yayın kuruluşu vardır biri kıtkanat kendi imkanlarıyla şehri için çırpınırken diğerinin sahip olduğu maddi güçle kendini bir şey zannedip gerçekleştirdikleri programa refiklerini son Dakka davet etmeleri aymazlığın ta kendisidir ki onlar davete icabet etmeyerek zaten gerekli ve takdir edilmesi gereken tepkilerini koymuşlardır. 
 
Piyon olarak kullanıp ekranlardan ahkam kestirerek ticari ve siyasi istikbal peşinde olanlara hatırlatıyorum; bu kafayla gider şehrin değerlerini bir pastırma kentliye alay ettirirseniz seçilmeyi bundan sonra rüyalarınızda bile göremezsiniz.
 
Bu şehir ve bedeller ödeyerek icra ettiğimiz bu mesleğimiz adına piyonlarınıza değil ama size ihtarımdır.
 
Kendinize gelin…
 
Kendi sektörlerinizde istediğiniz kadar at oynatabilirsiniz ama bizim sektörümüzde at üzerinde eşek oynatmaya kalkarsanız sizi teper ve tepeleriz.

DISQUS YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç