REKTÖRLÜK SEÇİMLERİNDE GÖZDEN KAÇANLAR

Tarih: 23-06-2016 17:48
3599 Okunma


Fırat Üniversitesi Rektörlük seçimleri için sahneye çıkan adayların süreci nasıl yönettiğini izleyebiliyor musunuz bilmiyorum.
İzlemiyor olsanız da adeta billboard tarlasına dönen Elazığ’da bir rektör adayının yapmış olduğu reklam çalışmalarını görmemiş olamazsınız. 
 
Hazret, boy boy reklamlarla Fırat Üniversitesini yeniden görücüye çıkartmış.
 
Billboardlara verilen reklam fiyatlarını bilmeyenler lütfen bilenlere bir sorsun da anlatmak istediklerimiz anlaşılsın.
 
Uzun olanların bir haftalık kirasının 20 bin lira olduğu söyleniyor.
 
20 bin lirayı billboard sayısıyla çarpın ve hangi mantıkla bu uygulamaya çıktıklarını lütfen siz düşünün.
 
Rektörlük seçimleri Fırat Üniversitesi kampüsü içerisinde bu üniversitenin akademisyenlerinin kullanacağı reylerle yapılacak.
 
Kamuya açık alanlarda boy boy reklam panolarını süsleyerek yapılan seçim hazırlıklarının başta Fırat Üniversitesinde oy kullanacak olan akademisyenlerin akıllarıyla sonra da hedef kitle olarak gördükleri Elazığ halkının aklıyla dalga geçmek olduğunu bilelim lütfen.
 
Akademisyenlerin aklıyla dalga geçmektir çünkü kendilerini onlara anlatmaları gerekirken Üniversitenin bütçesini boş uygulamalara harcayarak sanki seçimlerde oy kullanacakların halk olarak görülmesini hedeflemişlerdir.
 
Dolayısıyla umudu halktan olanın akademisyenlerden beklentisi olmamalıdır, akademisyenler de bu gerçekle kendilerini tiye alan rektör adayına hesabı sandıklarda sormalılardır.
 
Aksi takdirde oy verenlerin hepsinin de ufkunun aynı olduğu ortaya çıkacak ve neticede kendi akıllarıyla kendileri de dalga geçmiş olacaklardır.
 
Diğer taraftan bu uygulama halkın da aklıyla dalga geçmektir. Çünkü billboordlara malzeme edilen faaliyetlerle ilgili bilgilerde halkı bilinçsiz ve aptal yerine koymuşlardır.
 
Billbooardlardan birinde Fırat Üniversitesinde Karaciğer ve Böbrek Nakli Yapıldığını biliyor muydunuz diye bir soru cümlesi hepinizin dikkatini çekmiştir.
 
Peki şu kentin havasını soluyan, suyunu içen ekmeğini yiyen kaç tane Elazığlı çıkıp da bu adamlara; kardeşim bu üniversitede organ naklinin yapılıp yapılmadığını soracağınıza bu nakil ünitelerinde bir yıl içerisinde kaç tane Karaciğer veya böbrek naklinin yapıldığını, yapılan nakillerin kaç tanesinde başarı kaydedildiğini kaç tanesinin de rektörü enfeksiyoncu olan bir üniversitenin hastanesinde günde kaç hastanın enfeksiyondan yaşama veda ettiğini sorabildi mi?
 
Hayır soramadı, ya da sormadı.
 
Sormaz da, sormaz çünkü halktan ziyade bu soruları sorması gerekenler mevcut rektör adaylarıdır.
 
Mevcut rektör adaylarından hiçbir tanesi ne yazık ki ortaya çıkıp da kardeşim sen bu milletin ve bizim aklımızla alay etmeye utanmıyor musun diye sormadı soramadı.
 
Şu anda Fırat Üniversitesi rektörlüğü için 4 aday yarışıyor. 
 
Adaylardan biri bayan ve Tıp kökenli değil, diğer 3 tanesi erkek ve üzülerek söylemek gerekir ki 3’ü de tıp kökenli…
 
Dolayısıyla Üniversitenin hastanesinde yapılan nakilleri, nakillerin sayılarını ve neticelerini bizlerden çok daha iyi bilirler.
 
Bildikleri halde panolarındaki abartma reklamların iç yüzünü halka açıklama gereği duymuyorlarsa kusura bakmasınlar ama rektör adayıyım diye toplumda arz-ı endam etmeye de hakları yoktur, akademisyenlere kendilerini anlatmaya da gerek yoktur. 
 
Zira reklam panolarındaki sözde başarılı çalışmaları itiraz etmedikleri için kendileri de kabul edip sindirmişlerdir.
 
Dolayısıyla ortada bir başarı söz konusu ise siz niye aday olarak ortaya çıktınız kardeşim?
 
4 adayın akıllarıyla dalga geçin haklarını ihlal etmek sadece billboardlarla da sınırlı değil.
 
Bir seçim sathı mailine girildiğinde bütün adaylar eşit haklara sahip olup eşit imkanlarla, daha doğrusu kendi imkanlarıyla seçim çalışmalarını yürütürler.
 
Doğru olan budur, ama gerçekte olan bu değildir.
 
An itibariyle Rektörlük koltuğunda oturan şahıs rektör değil, rektör adayıdır.
 
Rektör adayı olarak seçim çalışmalarında üniversitenin kendisine sunduğu imkânlarla seçim çalışmalarını yürütmek akıllara ziyan, diğer adaylara hem haksızlık hem de hakarettir.
 
Diğer adaylar kendi imkanlarıyla fakülteler arasında seyrü sefer ederken mevcut rektörün rektör adayı adayı olarak kendisine tahsis edilen makam aracını kullanarak şoför ve koruma refakatinde akademisyenleri ziyaret etmesi aslında sadece rektör adaylarına değil sandıklarda oy kullanacaklara da hakarettir.
 
Hele hele bir rektör adayının mevcut rektör de olsa fakültelere haber gönderip akademisyenleri bir salonda toplama suretiyle secim beyannamesini sözlü olarak da olsa deklare etmesi asla akıl karı değildir.
 
Bu davranış nasıl ki akıl karı değilse akademisyenlerin özellikle de rektör adaylarının böyle bir uygulamaya itiraz etmemeleri asla aklıselim bir davranış şekli değildir.
 
Hele hele rektörlüğün bütçesiyle akıllara ziyan bir yayından haberiniz vardır.
 
Mevcut yönetim durmuş durmuş, seçimlerin arifesinde bir kitap bastırmış ki tam bir komedi.
 
Kitaba harcanan bütçenin miktarını kendisi açıklamayabilir ama mevcut rektör adayları bunun sorgulamasını yapamıyorlarsa yine kusura bakmasınlar o koltuğu hak etmiyorlardır demektir.
 
Ultra kaliteli bu kitaba sen nasıl böyle bir harcama yaparsın demeyen, billboordlarla kitabın içerisindeki bilgileri karşılaştırıp da oylarına talip oldukları akademisyenleri aydınlatmayan rektör adayları boşuna kendilerini yormasınlar.
 
Düşünebiliyor musunuz ultra kaliteli ve hacimli bir kitabın içerisinde yer alan bilgilerin ekseriyeti falan bölüme bu kadar masa aldık, bu kadar koltuk aldık, falan bölümlerin fiziki yapısında bu kadar değişiklik yaptık vs…
 
Yahu insan bu bilgileri o kaliteli kitabın içerisine çerez olarak koymaktan bile utanır.
 
Bir eğitim kurumunun yayın organında bilimsel çalışmalardan ve akademik başarılardan söz edilmeyip alınan masa sandalye sayısından söz ediliyorsa ve bu sıradanlığa rektör adayları sessiz kalıyorlarsa sorun büyüktür dostlar…
 
İşe buradan başlamalı, adaylar önce neyin ne olduğunun farkına varmalı farkına varamadan bir yola girmişlerse, gelenin gideni aratacağını hissettireceklerse kusura bakmasınlar Fırat Üniversitesi nezdinde şu şehir birkaç yılı daha kaybetmeyi asla hak etmiyor.
 
Hülasa; toparlayacak olursak gündemin karmaşası kamuoyunun kısır gündeme yoğunlaşması bazılarının ekmeğine yağ sürüp bulanık suda balık avlamalarının önünü açsa da; rektör adaylarının sormadığı ya da soramadığı soruları anlı şanlı akademisyenlerimiz adına biz soralım:
 
- Rektörlük seçimleri gereği reklam çalışmalarının akademisyenlere yönelik yapılması gerekirken, şehrin dört bir tarafına asılan bu reklam harcamalarının miktarı nedir, hangi bütçeden karşılanıyor?
 
- Billbooard firmasıyla ilişkileriniz nedir, seçimleri kazanmanız halinde bu reklam firmasına üniversite yerleşkesinde her hangi bir ticari imtiyaz tarafınızdan tanınacak mıdır?
 
- Rektör adayı olarak Üniversite imkanlarını kullanmanız ne kadar etiktir?
 
- Diğer adaylar kendi imkanlarıyla meslektaşlarına kendilerini anlatırken sizin üniversitenin imkanlarını ziyadesiyle kullanmanız hak ve adaletin neresindedir?
 
- Seçim çalışmalarını eşit şartlarda yürütmeniz gerekirken orantısız imkanlarla adeta güç gösterisinde bulunmanız diğer adaylara yaptığınız bir haksızlık değil midir?

 

DISQUS YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç