SUSKUNLUĞUNUZ AKIBETİNİZ AKIBETİNİZ DİLSİZ ŞEYTAN OLACAK

Tarih: 11-04-2016 19:25
2608 Okunma


Hani hep Elazığ Belediyesini eleştiriyoruz ya…
 
Eleştirirken de eleştiri oklarımızın ekseriyetini Başkan’a yöneltiyoruz ya!
 
Hani Elazığ Belediyesinde şu eksik yapıldı, bu yarım bırakıldı, şurada usulsüzlük var, burada adam kayırmacılık var falan diyoruz ya!
 
Anladık ki bütün bunların hiç birinde Başkan Yanılmaz’ın suçu o kadar abartıldığı gibi yok.
 
Suç bu milletin sevip saydığı itibar ederek en az Belediye Başkan Adayına verdiği destek kadar oy verip Belediye Meclisine soktuğu Meclis Üyelerinde.
 
Aslında onlar da o kadar suçlu değil, esas suçlu; yerel seçimlere gidilirken onları listelere yazan erk sahipleri.
 
Yani dönemin Ak Parti yöneticileri.
 
Çünkü onları Belediye Meclis Üyesi adayı olarak bu milletin önüne onlar çıkarttılar.
 
Tamam kavun değil ki koklayıp da listelere alsınlardı diyeceksiniz ama, öyle değil işte.
 
Kavun olmadıklarını biz de biliyoruz. Ama en az sofraya getirmek için seçtikleri kavunu kontrol ettikleri kadar milleti temsil edecek isimleri de süzgeçten geçirmeleri gerekirdi, yapmadılar.
 
Bu; onun adamı, şu şunun oğlu, falan isim falan yerden torpilli diyerek ahbap çavuş ilişkileriyle listelere koydukları isimler ne yazık ki Elazığ Belediye Meclisini Ahbap Çavuş Cemiyetine çevirdi.
 
Ahbap çavuş cemiyetlerinde işleyiş nasıl olur bilirsiniz.
 
Başkan talimat verir, üyeler kabul eder.
 
Çünkü üyelerin herhangi bir bilgi birikim ve donanımları yoktur.
 
Cemiyet taassubu esastır.
 
Yapılan yanlış da olsa vardır bir hikmeti denilerek tam destek verilir ve biz yaptık oldu havalarına girilir.
 
Şu anki Elazığ Belediye Meclisi gibi…
 
Üyelerinin hemen hepsi bilgi birikim ve donanımlarına göre değil de ahbap çavuş ilişkilerine göre milletin önüne getirilmiş ve parti genel başkanının himmetiyle seçkinler sınıfına koyulmuşlar.
 
Çevremizdeki gelişmiş illerle Elazığ’ı mukayese etmek istiyorsanız, onlar neden bu kadar ilerledi sorusuyla vakit kaybedeceğinize İl Genel ve Belediye Meclislerine bakmanız yeterli.
 
Her bilgiye istediğimiz anda ulaşma imkanlarına sahip olduğumuz şu süreçte birkaç dakikanızı ayırıp komşu belediyelerimizle bizim belediye meclis üyelerimizin profillerine bir bakın lütfen.
 
Komşunun meclisi farklı konuda uzmanlar, uzmanlık alanlarında ise başarılı olanlarla dolu iken bizim Belediye Meclisimiz ev hanımları ve uzmanlık alanları taassuptan başka bir şey olmayanlarla doludur.
 
İstisnalar hariç bizim Belediye Meclisimizde şehir adına proje sunma, kurumu yönetme kabiliyet ve kapasitesine sahip kaç kişi var acaba?
 
Böyle bir meclisten şehir adına olumlu kararların çıkmasını beklemek balığın kavağa çıkmasını beklemek kadar absürt bir o kadar da imkansızdır.
 
Bakın daha geçtiğimiz hafta Belediye Meclisi toplandı, Denetim Raporu okunacaktı okunmadı.
 
Neden okunmadığını hiçbir Belediye Meclisi Başkana sorma cesaretini bile göstermedi, gösteremedi.
 
Belediye Meclis Üyelerini bir kenara bırakın, Meclisin Denetim Komisyon Üyeleri bile omurgalı davranıp sen ne yapmaya çalışıyorsun ya hu! Bu millet senden daha çok oyla bizi bu meclise soktu, milletin seçtiği bizlerin denetim raporlarını nasıl okumazsın, bu bize yapılan saygısızlık değil midir bile diyemedi.
 
Son birkaç gündür, Denetim Raporları ile ilgili iddialar kamuoyunda kulaktan kulağa yayılıp duruyor.
 
Denetimi yapanların tanzim ettikleri raporlar okunmadığı gibi de üyeleri farklı komisyonlara transfer oldular.
 
Bunlardan bir tanesi herkesin o komisyonda olmak için can attığı İmar Komisyonunda şimdi.
 
Bu adam kendi tanzim ettiği raporun mecliste okunmasını sağlamaktan acizken belediyelerin en önemli komisyonu olan İmar Komisyonunda nasıl bir görev ifa edeceğini hiç düşündünüz mü?
 
Bir kez daha söylüyorum, yazık bu şehre.
 
Yazık ettiler. Bütün bunların vebali yerel seçimlere gidilirken listeleri hazırlayanların boynundadır.
 
Mevcut Belediye Meclis Üyelerinin vebalini dile bile almıyorum.
 
Onlar ki birçoğu her hangi bir meziyetleri olmasa da toplum içersinde itibar gören ve saygınlığı olan kişilerdi.
 
Kaptırdılar kendilerini bir rozetin havasına bindiler alamete gidiyorlar kıyamete haberleri bile yok.
 
Günü kurtarmanın derdinde, yakalarına taktıkları rozet ve belediyedeki makamlarından dolayı etraflarındaki insanların yapmış oldukları dalkavukluklarla dünyaya bir farklı bakıyorlar.
 
Bilmiyorlar ki iki yıl sonra saltanatları bitecek, yakalarındaki rozetleri inecek, makamları ellerinden alınacak ve bir anda sudan çıkmış balıklara dönecekler.
 
İçlerinde öyle isimler var ki iddia ediyorum şu şehirde selamlarını alacak kimseyi bulamayacaklar.
 
30 Mart Yerel seçimlerinden önce bulunduğu ortamda silik bir tip, kapasitesiz bir kişilik olan nice insanların Belediye Meclisine girdikten sonra ben neymişim abi şaşkınlık ve sarhoşluğuyla hareket ettiğini hepimiz biliyoruz.
 
Onun için muhatabım asla onlar değil.
 
Muhatabım gerek yetiştiği ortam, gerek aile yapısı, gerek aldığı eğitim, kültür ve terbiyesiyle bu şehirde itibarı olan değerli meclis üyeleridir.
 
Şansınız hala var, yapılan yanlış uygulamalara dur demek belki gücünüzün dışında ama İbrahimi bir refleks gösteren karınca gibi olabilir, yanlışlıklar karşısında itiraz müessesenizi çalıştırabilirsiniz.
 
Sizleri seçkinler sınıfına koyup da itibarınıza itibar katanlar Belediye Başkanı değildir.
 
Sizleri itibarlı görerek o mecliste bizleri temsil edebilir deyip oy verenler bu millettir.
 
Bu milletin güvenini sarsıp itibarınızı birilerinin fantezilerine kurban vermeyiniz.
 
Bunun hesabını yarın mahkeme-i kübrada çok ağır ödersiniz.
 
Kul hakkı konusunda birçoğunuzun hassasiyetlerini biliyoruz.
 
Yarın bu şehrin masum insanlarının iki elleri iki yakanızda olacak ve bunun hesabını en ağır biçimde vereceksiniz.
 
Geçici dünya heva ve hevesleri, bulunduğunuz ortam, elde ettiğiniz konumlar iki yıl sonra elinizden alınacak ve halka döneceksiniz.
 
Onun için gelin başınızı ellerinizin arasına alın ve bir defaya mahsus da olsa kafanızı patlatırcasına tevekkül edin.
 
Biz nerede hata yapıyoruz, neden Allah’ın emrettiği gibi değil de Belediye Başkanının emrettiği gibi davranıyoruz diye düşünün.
 
Emin olun ki suskunluğunuzun akıbetiniz olacağını anlayacaksınız  ve dilsiz şeytan olmaktan kurtulup gerçek denetim raporunu milletin o meclisinde milletin huzurunda göğsünüzü kabarta kabarta okunmasını sağlayıp alkışlanacaksınız.
 
Aksi takdirde bu suskunluğunuz yarın çoluk çocuğunuzun da okudukları her satır makalede, karşılarına çıkacak ve kendi çocuklarınız nezdinde itibarda irtifa kaybedeceksiniz.
 
Son mesajım binlerce gencin istikbal kazanmasına vesile olan ve ellerini öpmekle gurur duyduğum çok kıymetli hocamın oğluna:
 
Muhterem Ahmet Turan Kar’ın oğlu olmak büyük bir şeref olsa da bana göre en önemli şeref aynı onuru kendi çocuklarına tattırmaktır.
 
Onun için değerli ağabeyim; SUSMA, kendine yakışanı yap.

 

DISQUS YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç